Kalbiniz Bizim İçin Önemlidir

  • Güncelleme: 24.09.2019 01:08
İnsan vücudunun en çok çalışan organı kalptir. Türkiye’de her yıl 200.000 vatandaşımızı kalp krizi sonucunda kaybediyoruz.
Kalbiniz Bizim İçin Önemlidir

Bu yüzden kalp rahatsızlıklarını ve belirtilerini dikkate almak gerekiyor. Genetik faktörler kadar yaş, cinsiyet, diyabet, hipertansiyon, sigara, menopoz, hiperlipidemi ,stres ve obezite gibi risk faktörleri artık herkes tarafından biliniyor.

Kalp rahatsızlıklarının tedavisi konusunda önemli başarılara imza atan Özel Bursa Hayat Hastanesi, deneyimli doktorları sayesinde her gün onlarca hastanın hayatını kurtarıyor.

Özel Bursa Hayat Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ali Emin Latif, kalp hastalıkları ile ilgili olarak tedavi yöntemlerini anlattı.

Ancak daha da önemlisi kalp sağlığı konusunda önleyici manada hastaların neler yapabilecekleri hakkında detaylı bilgi verdi. Bölgemizde ve Türkiye’de kapsamlı sağlık hizmetini kaliteli biçimde sunan Özel Bursa Hayat Hastanesi kalp rahatsızlıklarının teşhis ve tedavisi için gerekli olan acil servis ve klinik donanımıyla göz dolduruyor.

Sayın Dr. Ali Emin Latif, akut miyokard infarktüse (kalp krizi) yol açan risk faktörleri hakkında okuyucularımızı bilgilendirir misiniz? Akut miyokard infarktüsü aslında doğumdan sonra başlayan bir süreçtir.

Aterosklerotik bir tablodur yani kalp damarlarının süreç içinde yağlanmasıdır. Bunları etkileyen faktörler var. Birincisi yaşın ilerlemesidir. Erkelerde 45, kadınlarda 55 yaş olarak belirleyici bir sınır vardır. Cinsiyet de bir faktördür.

Erkekler her zaman risk faktörünü taşıyor. Kadınlar da özellikle menopozdan sonra risk faktörü taşımaktadır. Diğer kardiyovasküler risk faktörü de genetiktir. Birinci derece akrabalar (anne-baba kardeş) önemlidir.

Bir başka risk faktörü de diyabettir. Bizler için kardiyak anlamda, diyabet eşittir koroner arter hastalıkları demektir. Ayrıca sigara, tansiyon, hiper lipidemi önemli faktörlerdir. Bütün bunların ötesinde şekerin düzensizliği, obezite ve stres de önemli risk faktörleridir. Bu risk faktörleri neye yol açar? Hangileri değiştirilebilir? Bu risk faktörleri günün birinde kalpteki “aterosklerotik plakları” çatlatarak ya da patlatarak kalp krizine sebep olabilir.

Risk faktörlerinden, yaşı değiştiremeyiz. Genetik aktarımı da değiştiremeyiz, cinsiyeti değiştiremeyiz ve menapozu değiştiremeyiz. Ancak diyabeti, üç aylık şekerin (HA1C) 7’nin altında tutulması gibi kontrol sağlayabiliriz.

Aynı şekilde sigara tüketimini ortadan kaldırabiliriz. Tansiyon değerlerimizin 140/90’ın altına düşmesini sağlayıp onu da kontrol edebiliriz. Aynı şekilde kolesterolü de kontrol altına alabiliriz. LDL değerinin de kalp hastalarında 70-100 arası tutulması gerekir.

Bütün bunlara ek olarak obeziteyi de kontrol altında tutabiliriz. Ateroskleroz plaklarının çatlaması nasıl oluşuyor? Kalpte 3 ana damar vardır. Damarlardan birinde oluşan bu ateroskleroz plakları yukarıda saydığımız risk faktörleri yüzünden yumuşamaya gider. Yumuşama olunca da patlama oluyor.

Patlama olunca trombüs oluşuyor. Bu trombüsün oluşmasıyla da oklüzyon oluyor yani damar tıkanmış oluyor. Tıkanmasıyla da kalp krizi semptomları ani olarak başlayabiliyor. Dünyadaki ölüm vakalarında birinci sırada kalp krizi yer alır, ikinci sırada beyin olayları, üçüncü sırada kanserlerdir. Bu kadar tehlikelidir kalp krizi.

 Dünyada her yıl yaklaşık 17 milyon kişi vefat etmektedir. Bu rakam Türkiye’de 200.000 kişidir. Oldukça yüksek bir ölüm sayısıdır ve bu yüzden şikâyet olduğu anda hastaların hızlıca bizlere başvurmasını bekliyoruz.

Hayat Hastanesi’nde damar sertliği ve tıkanıklığı tedavisine başladığınızda hastalarınıza neler öneriyorsunuz? Öncelikle sigaranın hiç kaçamak yapılmayacak şekilde, kesin olarak bırakılması gerekir.

Genetiğin etkili olduğunu bilmekle birlikte çözümlenmemiş birçok soru var. Damar sertliğinin görüldüğü bazı kişilerin kanlarında, damar duvarını bozacak bazı maddelerin bulunduğu biliniyor.

İleri yaş grubundaki kişilerde sigaranın bırakılması, şeker hastalığı varsa kandaki insülin düzeylerinin kontrolü, yüksek tansiyonun kontrolü, böbrek yetmezliği varsa uygun tedavi verilmesi gerekir. Hayat Hastanesi’nde hastalığın tanısı ultrason, bilgisayarlı tomografi, MR ve MR anjiyografi ile konulur.

Tedavisinde daralmış damara balon uygulaması yapılır. Damarın iç boşluğunu daraltan plaklar damar duvarına yapıştırılır, sonra balon çıkarılır. Eğer daha sert plaklar varsa stent dediğimiz tel kafes şeklindeki yapıları damara yerleştirerek açık kalması sağlanır.

Damarda 5 cm’den daha uzun ve arka arkaya çok fazla darlık varsa ameliyatlı yöntemler gündeme gelir. Kısa bir tıkanıklık varsa, damarın içinin açılıp içindeki plakların temizlenerek kapatılması gündeme gelir.

Tüm bu tedaviler sayesinde hastaların yaşam kaliteleri artırıldığı gibi, uzuv kayıplarının bazen tamamen, bazen de küçük kayıplarla atlatılması sağlanır.

Koroner arter hastalığından korunma yolları nelerdir? Vücudun en çok çalışan organı kalptir ve kalp damarlarının hastalanması anlamında olan koroner arter hastalıklarından korunmanın bazı yolları vardır. Özellikle fast-food tarzı yiyecek alışkanlıklarını değiştirmemiz gerekir. Beyazlardan kaçınmamız lazım.

Un, şeker ya da yağ gibi ürünlerden sakınmamız gerekir. Bunlar fazla miktarda glikozu vücuda alıyorlar ve bu fazla glikoz yağ deposuna dönüşüyor.

Bunun yanında haftada en az 4 gün 40 dakika olarak spor yaparak obeziteden kurtulabiliriz. Modern çağın ve şehirde yaşayan insanların hastalıklarından biri olan stres ile başa çıkmayı (spor yaparak) öğrenmemiz gerekir.

Tansiyon hastasıysak sürekli ölçüm yaptırmamız gerekir. Ayrıca şeker hastalığımız mevcutsa açlık değerlerimizin 100’ün altında ve tokluk değerlerimizin 200’ün altında tutulması önemlidir. Üç aylık şekerimizin de (Hemoglobin A1C) 7’nin altında tutulması gerekir. Bunları yapabilirsek koroner arter hastalığından korunmuş oluruz.

Elbette bunları, kardiyoloji uzmanı eşliğinde, gereken tahlillerin ve EKG değerlerinin kolaylıkla elde edilebileceği donanımlı Hayat Hastanesi’nde yapmak mümkündür. Kalp yetmezliği nedir? Kalp kasının zayıflaması demektir. Kalp kasının performansı normalde yüzde 50 ile 70 arasında olur. 50’nin altına düştüğünde biz buna kalp yetmezliği deriz.

Birinci sebebi damar hastalıklarıdır. Diğer sebebi ise hiç farkına varmadan geçirdiğimiz üst solunum yolu hastalığı olabilir. Üçüncü sebep ise alkoldür. Kalp yetmezliğinde tedavi oranı ne yazık ki yüzde 20 orandadır.

Yani kalp yetmezliği aşamasına gelinmeden, eğer şikayet varsa uzman kalp hekimlerine danışarak korunma yolları öğrenilebilir ve uygulanabilir. Sayın Ali Emin Latif, kalp kapak hastalıkları nelerdir? Kalp kapak hastalıkları genellikle küçük yaşlarda geçirilen üst solunum yolu hastalıklarının neden olduğu kalp kapaklarındaki kireçlenmelerdir.

Tabii bunlar yüzde 70-80 sessiz seyrederler. Yüzde 20 sinde de 21 yaşına kadar Penadur aylık iğne vurulmasıdır. Bu hastalık fazla semptom vermez. Hastalar 30’lu yaşlardan sonra gelirler. Geliş şikayeti de nefes darlığı ve çarpıntıdır. Ekokardiyografi yapıldığı zaman özellikle mitral ve aort kapağında sorunla karşılaşırız. Biz çarpıntı ve nefes darlığı şikayeti ile gelen hastalara, şikayetin şiddetine ve eko sonucuna göre ilaç tedavisi ya da cerrahi tedavi öneririz.

İnsan vücudunun en çok çalışan organı kalptir. Türkiye’de her yıl 200.000 vatandaşımızı kalp krizi sonucunda kaybediyoruz. Bu yüzden kalp rahatsızlıklarını ve belirtilerini dikkate almak gerekiyor.

Genetik faktörler kadar yaş, cinsiyet, diyabet, hipertansiyon, sigara, menopoz, hiperlipidemi ,stres ve obezite gibi risk faktörleri artık herkes tarafından biliniyor.

Kalp rahatsızlıklarının tedavisi konusunda önemli başarılara imza atan Özel Bursa Hayat Hastanesi, deneyimli doktorları sayesinde her gün onlarca hastanın hayatını kurtarıyor.

Kadiyoloji Uzmanı Dr. Ali Emin Latif Kadiyoloji Uzmanı Dr. Ali Emin Latif “Kalp krizinin en tipik belirtisi göğsümüzdeki ağrıdır. Sol kola gelen yanıcı bir uyuşma ve dakikalar süren, nefes darlığı terlemenin ve çarpıntının ve hatta bayılmanın eşlik ettiği belirtiler varsa kalp krizinden söz edebiliriz. Bu semptomlarla bize ulaşan hastada ölümün oluşmasının sebebi kalp kasının elektriki sisteminde meydana gelen ölümcül ritim bozukluklarıdır.

Bunun adı da ventriküler taşikardidir.5 dakika içinde müdahale edilmez ise hasta kaybedilebilir. Eğer evde dil altı ya da dispril varsa hemen alınmalıdır. Endişe yapılmaması gerekir ve hemen 112’nin aranması gerekir.

KALP KRİZİNİN BELİRTİLERİ Özel Hayat Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ali Emin Latif uyarıyor: Hayat Hastanesi kalp sağlığına dikkat çekiyor! Özellikle son yıllarda artış gösteren sporcular üzerindeki ölümlü kalp krizi vakaları, spor ve kalp krizi arasındaki ilişkiyi tartışma unsuru haline getirirken, Özel Hayat Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ali Emin Latif, kalp krizi riskinin her an ‘geliyorum’ dediğine dikkat çekerek, genç-yaşlı demeden, herkesin başına gelebilen bu tehdit ile ilgili dikkat çekici paylaşımlarda bulundu. Her yıl binlerce insanın kalp krizi geçirdiğini ve bunların da 3/1’nin kadın olduğunun altını çizen Özel Hayat Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ali Emin Latif; “Çocukluktan itibaren gelen dengesiz beslenme süreci, genetik yapı, stresli ve hareketsiz yaşam, sigara kullanımı, kolesterol, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı gibi sebepler, yavaş yavaş damarları tıkayıp kalbi etkileyerek, koroner arter hastalığına yol açar ve bir gün aniden kalp krizine sebebiyet verir.

Kalp krizi göğüste, kollarla birlikte boyuna vuran bir baskı şeklinde terleme, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı gibi pek çok belirtinin aynı anda veya ayrı ayrı ortaya çıkmasıyla görülür” dedi.

“Tedavisi mümkün” Önlenebilir hastalık grubu içerisinde yer alan kalp hastalıklarının ve kalp krizinin genetik, yaş ve cinsiyet gibi değiştirilmesi mümkün olmayan faktörler dışında, mevcut durumların tedavi edilmesi ile tehdit aşamasının en az seviyeye indirilebildiğini söyleyen Eminlatif, düzenli egzersiz, 45 yaş üzerinde kardiak açıdan yüksek riskli hastalarda doktor kontrolünde asprin kullanılması ve kilo kontrolü ile risk süreci azaltılabilir” diye konuştu. “Spor yapanların düzenli kontrolü şart!” Özellikle son yıllarda, ülkemizde ve dünyadaki kalp krizi sonucu yaşanan ölümlü sporcu vakalarını da hatırlatan Uzm. Dr. Ali Emin Latif; “Spor yapanların sağlık muayenelerini düzenli şekilde yaptırması gerekiyor.

Özellikle spora yeni başlayan ve fit olmadan ağır spor (body, fitness vb.) yapan kişilerde, diğer spor yapan kişilere göre kalp krizine yakalanma riski daha fazla… Fazla kilolardan kurtulmak isteyenler, ağır sporlar yapmak yerine; yürüyüş, yüzme ve koşma gibi hafif sporlar tercih etmeliler. Yemek yedikten hemen sonra yapılan spor da ciddi risk oluşturuyor” açıklamalarında bulundu.

UZM.DR.ALİ EMİNLATİF Kardiyoloji Uzmanı

Anahtar Kelimeler: Dr, Ali Eminlatif